Başbakan Erdoğan, o iddiaya İzmir’de Gündoğdu Meydanı’ndan cevap verdi.
AK Parti Genel Başkanı ve Başbakan Recep Tayyip Erdoğan, “Demokrasinin beşiği İzmir, Menderes’i elleri üzerinde tutan şehir ve o günden bugüne İzmir, inanıyorum ki yine bu demokrasi mücadelesi veren, hak ve özgürlüklerde milletine efendi olmaya değil, milletinin hizmetkarı olmaya gelen Adalet ve Kalkınma Partisinin yanında olacaktır” dedi.
Erdoğan, partisinin İzmir Gündoğdu Meydanı’nda düzenlediği mitingde halka seslendi. İzmir’e “hakaretle değil” okullar, hastaneler, adalet sarayları, barajlar, çevreyolları ve yatırımlarla geldiklerini söyleyen Erdoğan, İzmirlilerin demokrasi yolunda çok badireler atlattığını, çok partili dönemin seçimlerle gelen ilk başbakanı, “Ege’nin bir efesi olan Adnan Menderes” ve arkadaşlarının idam edildiğini, buna CHP’lilerin alkış tuttuğunu söyledi.
12 Mart’ta, 12 Eylül’de, 28 Şubat’ta demokrasiye, milli iradeye müdahale edildiğini, tüm bu süreçlerde Türkiye’de sanal düşmanlar, sanal korkular, düşman ülkeler icat edildiğini, inançların, değerlerin, belli grupların düşman gibi, tehdit gibi görüldüğünü kaydeden Erdoğan, “Sevgili İzmirliler 27 Mayıs’ı, Adnan Menderes’in ve iki arkadaşının idam edildiği o günü kimler bayram ilan etti? Maalesef CHP, 27 Mayıs’ı bayram ilan etti düşünebiliyor musunuz? Bu ülkede, bu ülkeye hizmet veren çok partili döneme giren ve bu hizmeti veren halkın iradesiyle iktidar olan bir Menderes ve arkadaşlarının idam edildiği günü bayram ilan eden zihniyet CHP. Kardeşler, İzmir demokrasinin beşiği İzmir, Menderes’i elleri üzerinde tutan şehir ve o günden bugüne İzmir inanıyorum ki, yine bu demokrasi mücadelesi veren, hak ve özgürlüklerde milletine efendi olmaya değil, milletinin hizmetkarı olmaya gelen Adalet ve Kalkınma Partisinin yanında olacaktır.
Bugünkü yüz binlerce ilgi İzmir’de bunu gösteriyor. İzmir bugün yeni bir kararın eşiğindedir, ben buna inanıyorum. Sekiz gün var. Sekiz gün kapı kapı, köy köy dolaşmaya var mıyız? Telefonlarımızı kulağımızdan hiç ayırmayacağız değil mi? Tüm dost, ahbap her yeri arayacağız değil mi? İnşallah sandıklardan İzmir’de inanıyorum ki AK Parti açık ara önde çıkacak. Ben buna inanıyorum.”
3 Kasım’da yeni bir süreç başlattıklarını, milli iradenin güç kazanması, demokrasinin yüksek standartlara kavuşmasının bu süreçle mümkün olduğunu, özgürlüklerin genişletilmesi için yoğun gayret sarfettiklerini, hiçbir zaman “Ben” demediklerini, “Biz” dediklerini ifade eden Erdoğan, hiçbir zaman belli bir kitleyi, bir zümreyi düşünmediklerini, “74 milyon hep beraberiz” dediklerini anlattı.
İnsanları dillerine, dinlerine, inançlarına, yaşam tarzına göre ayırmadıklarını söyleyen Erdoğan, şöyle devam etti:
“Türküyle Kürdüyle Lazıyla Çerkeziyle Gürcüsüyle Boşnağıyla Arnavutuyla Romanıyla Arabıyla yaradılanı yaradandan ötürü sevdik. Ne dedik, bir olacağız, beraber olacağız, diri olacağız. Hiç endişeniz olmasın. Devlet karşısında herkes birinci sınıf vatandaştır. Devlet önde değil, insan öndedir. Devlet insanın hizmetkarıdır. Devleti öne alan değil, bireyi öne alan anlayış, AK Parti’nin anlayışı, bizimle bu geldi. Onun için eğitimde sağlıkta bu adımları attık. Hiç endişeniz olmasın. Şeyh Edebali’den aldığımız öğütle her zaman kararlılıkla şunu söyledik. İnsanı yaşat ki devlet yaşasın dedik. Hiç kimsenin yaşam tarzına karışmadık, hiç kimsenin değerlerine, yemesine, içmesine, giyim kuşamına müdahale etmedik, edilmesine izin vermedik. Kimseye tehdit gözüyle bakmadık. Allahaşkına şu sekiz buçuk yıllık iktidarda bir Allah kulu çıkıp söyleyebilir mi, ‘Benim içmeme karıştılar, benim giyimime, yaşamıma karıştılar’ diyebilir mi? Karışmadık. Herkes istediği gibi yedi, istediği gibi içti, istediği gibi yiyor, içiyor. Gelirken baktım, gençler serpilmişler, istediği gibi içiyorlar. Bizim böyle bir yanımız yok. Bizim derdimiz başka, bizim derdimiz Türkiye’yi muasır medeniyetler seviyesinin üzerine çıkarmak. Bizim derdimiz milletin evlatlarını bilimde, sanatta, fikirde, düşüncede aklınıza ne gelirse gelsin öncü haline getirmek. Öncü olacak bizim evlatlarımız, mucit olacak olacak. Bizim derdimiz geride eser bırakmak. Yarın birilerine arkamızdan, ‘Allah onlardan razı olsun’ dedirtmek. Bu ne olacak yahu? Ölmeyecek miyiz, öleceğiz. Hoca efendi musalla taşında ne diyecek? ‘Cumhurbaşkanı niyetine mi, başbakan niyetine mi, profesör niyetine mi, trilyarder niyetine’ mi diyecek? ‘Er kişi, hatun kişi niyetine’ diyecek. İki metreküp yere bırakacaklar, ondan sonra gidecekler. Fakat bakıyorsunuz bir tane profesör çıkıyor. Zincirlikuyu Mezarlığı kapısındaki kitabede ne diyor? Orada, ‘Her nefis ölümü tadacaktır’ diyor. Bu bayan ne diyor? ‘Evet her ayeti bilmek zorunda değilim ama onun ayet olduğunu biliyorum ama sinir bozucu’ diyor. Yeni açıklamalar var hala iflah etmiyor ve şimdi o da genel başkanı gibi tornistan yapıyor. ‘Nefis ile can aynı değildir’ diyor. Kardeşler bunların genlerine işlemiş genlerine. Bir diğeri ne diyordu, o da profesör. 27 Mayıs’ı onlar bayram ilan ettiler ya. Göbek atıp oynadılar. Bunlar devrimden nemalanıyorlar.”
“CHP eşittir devrim…”
AK Parti Genel Başkanı ve Başbakan Recep Tayyip Erdoğan, İzmir’de havaalanından kent merkezine gelişi sırasında gördüklerini anlatırken, “CHP eşittir devrim… Şimdi havaalanından indik buraya geliyoruz. Aman yarabbi o ne pis kokuydu, o ne pislikti. Hani nerede CHP zihniyeti? CHP zihniyeti budur. CHP zihniyeti kirlidir, kirli” dedi.
Erdoğan, partisinin İzmir Gündoğdu Meydanı’ndaki mitinginde yaptığı konuşmada, “CHP eşittir devrim” diyerek Hopa’da CHP’nin pankartlarının yanında “Tek Yol Sokak, Tek Yol Devrim” pankartının olduğunu, altında da Halkevleri yazdığını, bunların legal görünüp illegal hareket ettiğini belirtti.
Erdoğan şöyle konuştu:
“İşte gel bak meydanda konuş. Çık basın toplantısı yap. Televizyonda çıkıp konuşuyorsun. Şu İzmir’in yollarını tamamlıyor bitiriyorsanız bu devrimdir, İzmir’i İstanbul’a bağlıyorsanız, denizleri aşarak köprüler yapıyorsanız, bu ulaşımda devrimdir. İzmir’e modern Adnan Menderes Havalimanı’nı yapıyorsunuz bu devrimdir. İzmir arsenikli su içiyor muydu? İşte Gördes Barajı’ndan buraya suyu biz getirdik biz, belediye değil. Suyu getirmek belediyenin işiydi. Şimdi biz havalanından indik buraya geliyoruz. Aman yarabbi o ne pis kokuydu, o ne pislikti. Hani nerede hani CHP zihniyeti? CHP zihniyeti budur. Aynen bende İstanbul’u CHP zihniyetinden böyle aldım. Haliç pislikti, pis kokuyordu. 4.5 yıllık belediye başkanlığımda Haliç’i temizledik, pırıl pırıl yaptık. Yüzüyorlar, balık tutuyorlar. Yav sen şehrin içinden geçen affedersiniz, dereleri temizleyemiyorsun, nasıl belediye bu? Alsana bunları kolektörlerin içine, bunları arıtsana. CHP zihniyeti kirlidir, kirli. Bunları neresi paklar? Sandık sandık… Onun için gelin demokrasi dersini sandıkta verelim bunlara.”
-”Ülkeye zarar verecek hiçbir girişimde biz yokuz”-
Ülkeye zarar verecek hiçbir girişimde olmadıklarını vurgulayan Erdoğan, konuşmasını şöyle sürdürdü:
“Biz bu yola sizinle çıktık. Milletle çıktık. Milletle yürüyoruz. Biz bu yola çetelerle çıkmadık, seçkinlerle çıkmadık, sermaye sınıfıyla, egemen güçlerle çıkmadık, medyayla çıkmadık. Bunlara rağmen çıktık. Milletin çizdiği istikamette yürüyoruz. Hizmette böyle devam ediyoruz.
Dünya değişirken Türkiye yerinde sayamaz, dünya ilerlerken Türkiye seyirci kalamaz. Türkiye bölgesindeki dünyadaki tüm gelişmelere kayıtsız olamaz. Bizim bir iddiamız var. Dünyaya söyleyecek sözümüz var. Biz ne diyoruz? Her denklemde Türkiye vardır diyoruz. Türkiye adalet için, özgürlükler, barış için vardır. Biz her denklemle yer alacağız. İşte mesele bu. Milletin bu aşkına, heyecanına siyasi liderler fedai can ettikçe, o milletiyle bütünleştikçe, bu Türkiye’nin önünde kimse duramaz, bunu böyle biliniz. İzmirlilerin önünde kimse duramaz bunu böyle biliniz. Avrupa Birliği üyeliği konusunda biz tam bir kararlılık sergilerken Irak’ın, Lübnan’ın, Suriye’nin, Filistin’in hakkını en güçlü şekilde savunuyoruz. Ticareti kat be kat artırırken, masumlara, mazlumlara, mağdurlara, yoksullara elimizi uzatıyoruz. Herkesin sustuğu, herkesin sırtını döndüğü haksızlıklara karşı biz cesaretle sesimizi yükseltiyoruz. Hiçbir zaman biz şehirlerimizin içe kapanmasını istemiyoruz. Kör ideoloji hiçbir şehrimizi esir almasın istiyoruz. Şu anda kör ideoloji İzmir’i esir almış vaziyette. Çirkin yapılaşmaların, kanalizasyonların aktığı yerler, benim İzmirli kardeşime layık değil. Benim insanıma layık değil. Biz buna hoşgörüyle bakamayız. Bu kardeşlerimizi mağdur etmeden, ikna ederek, onları daha modern konutlara niçin taşımıyoruz?”
TOKİ’nin 500 bin konut inşa ettiğini, 370 bin konutun sahiplerine teslim edildiğini, İzmir’de de 10 bin konut yaptıklarını anlatan Erdoğan, Türkiye’nin 780 bin kilometrekaresinin modern olmasını istediklerini vurguladı.
-”Eser siyasetine oy verelim”-
Türkiye’nin artık hizmet siyasetini, eser siyasetini görüp tanıması gerektiğini, futbol takımı tutar gibi parti tutulmaması gerektiğine dikkati çeken Erdoğan, “Eser siyasetine oy verelim. Hizmet siyasetine oy verelim. İstismar siyasetine oy vermeyelim. ideoloji siyasetine oy vermeyelim. Vermeyelim ki bu ülke ayağa kalksın. İnanın kalkar” dedi.
Erdoğan hükümetleri döneminde 230 milyar dolar olan milli gelirin 740 milyar dolara, ihracatın 123 milyar dolara, Merkez Bankası kasasındaki paranın 97 milyar dolara yükseldiğini, yüzde 30 olan enflasyonun yüzde 7′ye, borçlanma faizinin yüzde 63′den 7′ye, 23.5 milyar dolarlık IMF borcunun 5 milyar dolara düşürüldüğünü anlattı.
-”İspat etsin bu görevi bırakırım”-
İzmir’in durumunun ortada olduğunu, Akdeniz’in en güzel şehrinin böyle bir manzarayı hak etmediğini dile getiren Erdoğan, şöyle dedi:
“Türkiye’nin bu güzel şehri, bütün kaynaklarına potansiyeline güzelliğine rağmen bu çirkin görüntüleri, bu altyapı eksikliğini, bu hizmet yoksulluğunu hak ediyor mu? Bakınız size yalan söyleniyor. Bakın çok açık net söylüyorum. Eski Ulaştırma Bakanım Binali Bey, Turizm Bakanım Ertuğrul Bey, genel başkan yardımcım Nükhet Hanım buradalar. Çok iddialı konuşuyorum. İzmir’in Büyükşehir Belediye Başkanı, kendi akıl hocası genel başkanıyla ne konuşacaksa, onu konuşsun. Eğer büyükşehir belediyesi olarak hak ettiği parayı almıyorsa, gelsin bana ispat etsin, ben bu görevi bırakırım. Bu kadar açık konuşuyorum. Çünkü Tayyip Erdoğan, hiçbir belediyeye görevi geldiğinden bu yana adaletsizlik yapmamıştır. Tam aksine şikayetçi olanlar geldiği zamanda da talimatını vermiş, paralarını takır takır ödemiştir. Bu kadar açık. İzmir susuz kaldı. Gördes Barajı’ndan İzmir’e suyu kim getirdi? Biz getirdik, biz. Nankörlüktür bunun ötesi. Bu kadar açık bu kadar net konuşuyorum. Hiçbir zaman biz ne CHP, ne MHP, ne BDP belediyelerine, hakları neyse bunda zerre kadar eksik yapmadık. Paralarını gönderdik ve onun içinde keyifleri yerinde. Kolay kolay duymuyorsunuz şikayetlerini dikkat edin. Ben belediye başkanlığı yaptığım zaman, beni iktidar inim inim inletti. Paramızı doğru dürüst göndermezlerdi. Kesinti yaparlardı. Biz ise şu anda borcu varsa bir belediyenin azami yüzde 40 kesinti yapıyoruz. Yüzde 25 ile 40 arasında, yüzde 60′ı kendilerine gönderiyoruz. Bizim anlayışımız bu.”
-Kocaoğlu’na eleştiri-
İzmir’in EXPO 2020′ye aday olması için EXPO genel sekreterine mektup gönderdiklerini, İzmir’in adaylığını desteklediklerini ifade ettiklerini kaydeden Erdoğan, ne tür destek gerekiyorsa, ne kadar yatırım gerekiyorsa, bunları yapacaklarını teyit ettiklerini anlatarak, şunları kaydetti:
“Ama İzmir’in Büyükşehir Belediye Başkanı, İzmir’in şehri emini sıfatıyla o mektubu bizzat götürmesi gerekirken, ‘Hükümet arkamızda’ demesi gerekirken, tenezzül edip de bu mektubu götürmüyor. Bizim İzmir için yaşadığımız heyecanı, İzmir’in büyükşehir belediyesi maalesef yaşamıyor, hissetmiyor. Allah aşkına İzmir bunu sorgulayacak mı sorgulamayacak mı? Mesele bu. Ben inanıyorum ki İzmir bunu soracak. Sayın başkanın daha önemli ne işi olabilir, görevi bu.
İzmir Büyükşehir Belediyesinde bir soruşturma yürütülüyor, gerekçesini, aslını öğrenmeden bazıları hemen sokağa çıkıp protesto gösterisi yapıyor. Ama AK Partililere yumurta atsınlar diye bazı gençlerin finanse edildiği ortaya çıkınca da hiç kimse bunun peşine düşmüyor. Açık söylüyorum. İzmir bu tavrı hak etmiyor. İzmir bizi sorgulayacak ama İzmir kendisini istismar edenleri de sorgulamalı. Bunu da yapmalı. Kendisini İzmir’i sahibi gibi görenlerin İzmir’i nasıl içine kapattığını İzmir’i nasıl gerilettiğini mahrum ettiğini benim İzmirli kardeşim artık görmeli.” (Anadolu Ajansı)